
Çevre hakkının KONUSU insanın doğal çevresi, tarihi ve kültürel çevresi, kısaca bütün anlamında “yaşama çevresi”dir. Çevre hakkının ÖZNESİ insan merkezli yaklaşımda İNSAN, ekolojik yaklaşımda ise BİYOSFER’dir. Anayasalar çevre hakkının öznesini İNSAN olarak belirlemiştir. Hakkın SAHİPLERİ ise bu hakka uyulmasını talep edebilecek şimdiki ve gelecek kuşaklardaki bireyler, topluluklar ya da tüzel kişilerdir. Çevre hakkı, başta hayvan türü olmak üzere bütün canlı varlıklara aittir. Çevre hakkı ile korunması amaç edinilen asıl konu çevredir. Çevre hakkı 3. kuşak haklardan olup önlenemeyen çevre sorunlarına çözüm bulmaya yöneliktir. Meksika ve Rus devrimleri gibi Sosyalist hareketlerin ve toplumcu düşüncenin ürünüdür. Eşitlik temelli ve pozitif haklardandır.
Çevre Hakkının Uygulamaya Yansıması
- Çevre hakkının kullanılmasını ve ödevlerin yerine getirilmesini sağlayan, kabul gören bu haklar bilgi ve belge edinme, katılım ve idari birimler ile yargıya başvurma hakkıdır.
2. Sözleşme düzeyinde ilk kez hepsi birlikte AARHUS Sözleşmesi’nde çevresel haklar demeti olarak yer almıştır.
3. Çevre hakkı ancak insanlar tarafından uygulanabilecek bir haktır.
4. Kısa dönemli kişisel menfaatleri yok etmek için çevre hakkının hak ve ödev birlikteliğinde ÖDEV boyutu öne çıkarılmalıdır.
Çevre Hakkının Anayasalardaki Düzenleme Şekilleri
1) HAK şeklinde düzenleme: Kimi ülkelerin (Norveç, Rusya… vb.) anayasalarında çevre kavramı sadece HAK boyutu çerçevesinde ve genellikle herkesin çevre hakkına sahip olduğu şekilde düzenlenmiştir.
2) ÖDEV şeklinde düzenleme: Kimi ülkelerin anayasalarında ise “çevre hakkı”ndan hiç bahsedilmeksizin çevrenin korunmasının bir ÖDEV olduğuna vurgu yapılmıştır.
3) HAK ve ÖDEV şeklinde düzenleme: Hem çevre hakkını doğrudan veya dolaylı olarak belirtme hem de yalnızca devletin ya da bununla birlikte bireyin veya yurttaşların ödevine yer veren düzenlemeler de yapılmaktadır.
Uluslararası Hukuk Belgelerinde Çevre Hakkının Ortaya Çıkışı
İlk kez 1972 BM Stockholm Bildirgesi’nde somut ifadesini bulan çevre hakkı, 1982 BM DÜNYA DOĞA ŞARTI’nda, 1992 Rio Konferansı’nda 1997 KYOTO PROTOKOLÜ’nde, 1998 AARHUS SÖZLEŞMESİ’nde ve daha sonraki uluslararası belgelerde, ülke anayasalarında ve çevreyle ilgili özel kanunlarda yer almıştır.
Türkiye’de 1982 Anayasası Ve Çevre Hakkı
1982 Anayasasının, 56. maddesinde düzenlenmiştir. Anayasamız çevre hakkını; DEVLETİN ÖDEVİ, VATANDAŞIN ÖDEVİ ve HERKESİN HAKKI olarak üç açıdan düzenlenmiştir. Anayasa’nın bu konudaki en önemli maddesi 56. madde olmakla birlikte, diğer birçok maddesinde de çevreyi koruyucu hükümlere yer verilmiştir: Bunların başında Anayasa’nın 35, 43, 44, 45, 56, 57, 63, 168 ve 169. maddeleri gelmektedir.